Karın estetiğinde endoskopik uygulamalar öne çıkıyor

Estetik cerrahi bedensel olarak sağlıklı olan bir kişiyi ameliyat eden bir dal olarak ikilemler içindedir. Hasta doktorunu ve yöntemini seçerken , doktor hangi hastanın hangi işleme uygun olduğunu belirlerken zor sınavlardan geçerler.Bir anlamda doktorun eğitimi yaşam boyu sürer. Öte yandan hasta bir kez ameliyat olacaktır ve “biricik”dir. İşte bilimsel çalışmaların temelinde yatan bu karmaşa araştırmacıları daha fazla teknoloji kullanarak daha az travmatik ve izsiz ameliyatlar yapmaya zorlamaktadır. Günümüzde karın estetiğinde öne çıkan
endoskopik uygulamalar deri fazlası olmayan hastalar için tercih ediliyor.

Karın derisinde fazlalık , çatlaklar ve gevşeme varsa  hasta ve doktor birlikte  en uygun işlemi seçmeye çalışırlar.Burada hastanın beklentileri ,yaşam tarzı vb rol oynar.İşte bu ikilemler nedeniyle   yenilikler hep daha az kesi, daha az ameliyat izi  elde etmek için  kapalı girişimlere yöneliktir. Endoskopik işlemler bu yüzden keşfedilmiştir ve deri fazlası olmayan hastalarda küçük kesilerden büyük işler yapmak, örneğin karın kaslarını tamir etmek  vb amacıyla uygulanmaktadır. Deri biraz fazlaysa, mini karın veya tam karın ameliyatı ile düzeltme yapmak mümkündür. Sağlıklı hastalarda kolay atlatılan bu ameliyatlardan tam ve mini karın  arasındaki ana fark göbek deliği etrafında mini karında kesi olmaması ve daha kısa bir alt çizgi şeklinde yara izi olmasıdır. Tam karın ameliyatında ise göbek altındaki yağlı- sarkık deri tamamen atılır ve göbek deliğinin çevresinde fazla belli olmayan bir kesi izi kalır.
Bu sonuncu yöntemle karın göğüs kemiğinden başlayarak karının en altına kadar kas tamiri ile içerden korse gibi toparlanır ve düz hale getirilir.Özellikle çok doğum yapmış ,karın kasları gevşemiş hanımlar bundan çok yararlanırlar.Büyük , sarkık bir karın hastanın üzerinden atamadığı bir yüktür.  Sadece estetik amaçla değil vücut statiğini de düşünerek aslında tüm hekimlerin , sözgelimi bir bel ağrısı ile başvuran hastasının karnını muayene etmesi ve ağrılara neden olan etkenler arasında bu deformiteyi de düşünmesi gerekir.Aksi takdirde hastalara boşu boşuna ağrı kesicileri yükleyecek ve hareket kısıtlamasına gidilecektir.

  Beden  şekliyle barışık olmayan tüm insanlar plastik , rekonstrüktif ve estetik cerrahiyi keşfetmeli ,olanakları soruşturmalı ve kendine uygun işlemi  doktoru ile birlikte seçmelidir.Çünkü plastik-estetik cerrahi yalnız şekle değil ruha da hitab eden bir bilim dalıdır ve bu özelliği ile diğer cerrahi branşlardan ayrılır. Hastaya kalıcı olarak mutluluk ya da mutsuzluk vermek doktorun elindedir ama karar mutlaka hasta ile birlikte verilmeli ve yazılı kayda alınmalıdır. Her hastalık için oluşturulan onam formları hastalık ve yapılacak ameliyat hakkında hastaları aydınlatır ,olumlu ve olumsuz yanlarını açıklar.Tıp da yüzde yüz kesinlik olmadığı için hastanın onamını alarak bu işlemi başlatmak yasal açıdan da  önemlidir.